Normal bireylerde gece 8 saat açlık sonrası ölçülen kan şekeri (açlık kan şekeri=AKŞ) 70-99 mg/dL olmalıdır (70 mg/dL altı ise hipoglisemidir). 100 mg/dL ve üzeri ise yüksek AKŞ insülin direnci varlığı (bozulmuş glukoz toleransı) ve/veya diyabet ile ilişkili olabilir. Herhangi bir anda ölçülen kan şekeri 200 mg/dL ve üzerinde bulunursa bir kez daha ölçülmelidir. Şayet bu şekilde iki (2) yüksek değer mevcutsa diabet tanısı olasılığı yüksektir.
Yemeğin ardından2. saatte ölçülen tokluk kan şekeri 140 mg/dL ve üzeri ise bozulmuş glukoz toleransı, 200 mg/dL ve üzeri ise diyabet ile ilişkilidir.
Diğer bir ölçüm ise yaklaşık üç aylık kan şekeri ortalamasını gösteren HbA1C değeridir. Bu değer %5.6 dan fazla ise kişinin kan şekeri profili gözden geçirilmelidir. %6 dan fazla ise diyabet olma olasılığı mevcuttur. %6.5 ve üzeri değer diyabet ile yakından ilişkilidir.
Kan şekeri ölçümleri normalin üstünde olup diyabet sınırına gelmemiş bireylerde yaşam tarzı değişiklikleri, sağlıklı bir planlama eşliğinde kilo verme (kas kaybından kaçınarak) ve insülin direnci için ilaç tedavisi önerilir. Kan şekeri ölçümleri sonucu diyabet tanısı konulan kişilerde ise üsttekiler yanısıra Dr. tarafından detaylı değerlendirme yapılarak hastanın durumuna en uygun ilaç tedavileri verilir. Çok çeşitli gruplarda ilaç tedavileri mevcuttur. Bir grup ilaçlar yüksek kilolar eşliğinde ortaya çıkan insülin direnci ile mücadele için kullanılırken bir başka grup ilaçlar pankreastan daha fazla insülin sentez etmek için kullanılır. Diğer bir grup ilaç ise pankreastan salgılanan insülinin daha uzun etkili olması için verilir. Bağırsak duvarında karbonhidratların emilimini azaltan ilaçlar mevcuttur. Kanda insülin eksik olanlarda ve ağızdan alınan ilaçlar ile kan şekeri regülasyonu sağlanamayanlarda insülin tedavisi uygulanır.
İnsülin kandaki şekerin doku hücreleri içine alınmasını sağlayan hormonumuzdur. Bu sayede hücreler şekeri kullanabilir ve yaşam için zaruri olan metabolik aktivitelerini yerine getirirler (diğer bir deyişle yaşamak için ve işlerini yerine getirmek için enerji üretirler). Kanda yeteri miktarda insülin olduğunda hücre içine şeker girişi olur ve bu sayede kan şekeri yükselmez. Çünkü kan şekeri yüksek olduğunda doku ve organlar üzerinde ciddi zararlı etkileri olmaktadır.
Piyasada olan insülinler insan insülini veya sentetik olarak üretilen analog insülinlerdir. Etki süresine göre de Kısa, Orta ve Uzun etkili insülinler bulunmaktadır. Uzun etkili insülinler kanda sürekli yeteri düzeyde insülin seviyesi sağlamak için verilirler ve AKŞ düzenlenmesi için kullanılırlar. Kısa etkili insülinler ise yemek öncesi kullanılırlar ve bu sayede yemek sonrası hızlı kan şekeri artışının önüne geçilir. Orta etkili insülinler artık eskisi kadar kullanılmıyor olmakla birlikte kısa ve uzun etkili insülinlerin birlikte kullanımı yerine seçili hastalarda işe yarayabilirler (özellikle tokluk kan şekeri çok artmayan hastalarda). Diyabet tedavisi hekimler tarafından planlanmalıdır. Yanlışlar ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Özellikle yanlış ilaç kullanımı sonucu kan şekeri düşüklüğü ölümcül dahi olabilir.