Günümüzde kanser görülme sıklığı çok artmıştır ve hızla artmaktadır. Genetik yatkınlık kanser vakalarının %25’ine sebep iken %75 i kişisel ve çevresel faktörlere bağlıdır. Özellikle yaşam tarzı, sigara ve alkol kullanımı, stres, yetersiz veya batı tipi beslenme, kronik hastalıkların etkin tedavi edilmemesi, kimyasalların hayatın her alanına girmiş olması, hava kirliliği, su kirliliği, endüstriyel gıdalar, tarım zehirleri, gıda katkı maddeleri, vb çok sayıda sebep kanser görülme sıklığını arttırmaktadır.
Tüm bunlara rağmen toplumun eğitim ve farkındalık düzeylerinin artması, gelişen teknolojik imkanlar, hastalıkların tedavi edilmesi ve iyi takip edilmesi, toplum sağlık olanaklarının artması, hızlı tanı yöntemleri ile erken teşhis ve çok önemlisi önleyici tıp yöntemleri sayesinde insan ömrü son 50 yılda önemli ölçüde artmıştır.
Kanser erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalık iken geç teşhis edildiğinde tedavi değil sağkalım sürelerinden bahsedilebilmektedir. Diğer taraftan ileri evre kanser hastalarında hastalığın kendisi, komplikasyonları ve tedavileri nedeni ile çok fazla yakınmaları/sorunları olmakta ve hayat kalitesi çok bozulmaktadır. Bu nedenlerle kanserin erken teşhisi hayatidir.
Her yıl kanser taramalarının nasıl yapılması gerektiği ile ilgili kurallar güncel literatür verileri ışığında yeniden gözden geçirilmektedir. Dünya da hem Dünya Sağlık Örgütü ve hem de çeşitli kanser tıp dernekleri bu alanda ciddi çalışmalar yapmaktadır.
Bunlar dışında düzenli aralıklarla hekim muayenesi (hiçbir sorun yokken dahi yılda bir) ve bu esnada yapılan rutin değerlendirmeler erken kanser teşhisi için değerlidir.