Obezite, kişinin boyuna kıyasla kilosunun belirgin fazla olduğu durumdur. Dünya sağlık Örgütü obeziteyi vücut kütle indeksi (kilo kg/boyun metre cinsinden karesi) 30 kg/m2 ve üzeri olarak tanımlar. Örnek olarak 1.6 m boyu olan bir kadının obez olması için kilosunun 76.8 kg ve üzerinde olması gerekir (76.8/1.6x1.6=30).
Obezite, başta kardiyovasküler sistem olmak üzere birçok organ üzerinde olumsuz etkiler yapar. Ateroskleroz (damar sertliği) ve hipertansiyon, hiperlipidemi, yüksek kalp krizi riski, kalp yetmezliği, diyabet, karaciğer yağlanması ve sirozu, kas kaybı, inme vb. riski çok artar.
Obezite görülme sıklığı günümüz toplumlarında çok artmıştır. Ülkemiz Avrupa’da en çok obez bireyin olduğu ülkedir (nüfusa kıyasla). Obezite ve diyabet görülme sıklığında katlanarak artış söz konusudur. Daha da önemlisi çocuk yaşta eskiden nadir olan obezite günümüzde çok artmıştır.
En önde gelen sebepleri arasında yanlış beslenme alışkanlıkları (batı tipi beslenme-fast food, karbonhidrat ve yağdan zengin beslenme) ve hareketsizliktir (sedanter yaşam).
Obezite ile mücadelenin en önde gelen iki silahı sağlıklı yeteri kadar beslenme ve düzenli egzersiz/spor dur. Diğer taraftan obezite diyabete sebep olduğu gibi diyabet te obeziteye sebep olur. Uyku bozuklukları ve obezite arasında iki yönlü ilişki vardır (uyku apne - obezite).
Obezite varlığında bir diyetisyen takibine girerek sağlıklı ve yeterince beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, kronik hastalıkları etkin tedavisi etmek ve gerektiğinde tıbbi tedavi almak önemlidir.
Tıbbi tedavi medikal ve cerrahi tedavidir. Obezitenin medikal tedavisinde orlistat kullanılmakla birlikte etkinliği sınırlı olmuştur. Medikal tedavi konusunda son yıllarda önemli ilaçlar piyasaya çıkmıştır. Aslında diyabet tedavisinde kullanılan enjektabl ilaçlar olan exanatid (Bayetta), liraglutid (Saxenda) ve semaglutid (Ozempic) aynı zamanda kilo vermeyi kolaylaştırmaktadır. Özellikle haftada bir kullanımı olan semaglutid uzun süredir başarı ile kullanılmaktadır. Son 3 yıldır dual etkili Tirzepatid (Mounjaro) da haftalık enjeksiyonlar şeklinde uygulanmakta ve kilo verdirme etkisi diğer ilaçlardan daha üstündür. Bu ilaçlar yan etki açısından olumlu bulunmuş, ciddi yan etki görülme sıklığı oldukça düşük bulunmuştur. Tirzepatid diyabet dışında obezite tedavisi için de kullanım onayı almıştır.
Obezite tedavisinde tek başına ilaç kullanmak yeterli olmaz, mutlaka yaşam değişiklikleri ve sağlıklı beslenme planlaması gerekmektedir. Diğer taraftan obezite de bir yeme bozukluğu kabul edildiği için dirençli vakalarda mutlaka psikiyatrik destek alınmalıdır.
Vücut kitle indeksi 35 kg/m2 ve üzerinde olup en az 1 yıllık medikal tedavi/diet/egzersiz ile başarı sağlanamayan, özellikle tıbben riskler taşıyan hastalarda cerrahi tedavi düşünülebilir.
Cerrahi tedavide mide küçültücü (tüp mide) veya gastrik by-pass cerrahiler yapılmaktadır. Tüp mide cerrahisi daha kolay, komplikasyonları az bir operasyondur, fakat cerrahi sonrası obezite nüksü sıktır. Diğer taraftan gastrik by-pass cerrahileri daha karmaşık ve önemli anatomik varyasyonların yapıldığı işlemlerdir (mide ve ince bağırsak başlangıç kısmı bağırsağın uç kısımlarına bağlanır), kilo verme konusunda başarısı daha fazladır, fakat ameliyat sonrası komplikasyonlar ve takipte önemli sorunlar ortaya çıkabilir: Özellikle hızlı kilo kaybı, hızla kişinin kas kaybetmesi ve immobil hale gelmesi, mikro besin öğelerinde eksiklikler, bulantı-kusma, ishal, bağırsak mikrobiyotasında bozulma, bazen bağırsağı besleyen damarların tıkanması sonucu bağırsak çıkarılması ile sonuçlanan ciddi komplikasyon (kısa bağırsak ile sonuçlanabilir ve bazen kişi ömrü boyunca damardan beslenmek zorunda kalabilir) ve herşey yolunda gitse dahi ilerleyen yıllarda, özellikle ileri yaşta bağırsak hareket bozuklukları nedeniyle ortaya çıkacak şikayetler (şişkinlik ve benzeri).
Tüm bu nedenlerle obezite tedavisinde kolaya kaçma çabası yanlıştır. Hasta mutlaka tedavinin içinde olmalı ve temel tedavinin yaşam tarzı değişiklikleri, sağlıklı beslenme alışkanlıkları, egzersiz ve sağlıklı uyku olduğu unutulmamalıdır. “Biran önce kilolarımdan kurtulayım” mantığı ile hele tecrübesi az merkezlerde by-pass cerrahisi kişinin hayat kalitesini bozabilir.