Unutkanlık önemli bir sorun olmakla birlikte şiddeti ve nelerin unutulduğu ile ilgili olarak çoğu kez dikkat eksikliği ve anksiyete bozukluğu ile ilişkili bir durumdur. Depresyon, kaygı bozuklukları, beklenmedik olaylar (kaza, sağlık sorunu, kötü haber, vb) günlük hayatta yoğunluk, uyku bozuklukları (uyku apne vb), beslenme sorunları, kronik hastalıklar, ilaçlar ve bağımlılıklar (örn. alkol) dikkat eksikliği ve/veya anksiyeteye neden olabilir. Bu süreçte kişi etrafında olan bitenlere, konuşulanlara ve yaptıklarına yeteri kadar odaklanamaz ve bazı detayları unutabilir. Özellikle kaygı bozukluğu olan bir kişi bu durumu demans olarak nitelendirebilir ve ciddi korku geliştirebilir. Kaygı ve anksiyetesi artıp panik seviyesine dahi çıkabilir. Unutkanlık şikayeti ile değerlendirilen kişilere detaylı bilişsel değerlendirme yapılırken duygudurum ve diğer psikolojik patolojiler açısından da değerlendirme yapılır.
Metabolik problemler ve hastalıklar da unutkanlığa sebep olabilir. Bu durum gerek hastalığın kendisi, gerekse de kullanılan ilaçlar ile ilişkili olabilir. Özellikle bilişsel yetilerde hızlı bozulma olduğunda (günler saatler içinde) deliryum denilen ve çoğunlukla infeksiyonlar, metabolik sorunlar ve merkezi sinir sisteminin hızlı gelişen patolojileri (inme, kanama, vb) akla gelmelidir. Deliryum kişinin dış dünya ile olan iletişimi, etrafında olan olaylara verdiği tepkilerin bozulması ile kendini gösterebileceği gibi aşırı reaksiyon, ajitasyon, etrafa zarar verme veya tam tersi şuurun kapanmasına kadar varabilen bilişsel bozukluklarla seyredebilir. Deliryum şuuru etkileyen kan elektrolit bozukluklarıyla da ortaya çıkabilir (kanda sodyum azalması veya artması, kanda kalsiyum yükselmesi). Tiroid koması (tiroid fonksiyonunun ciddi azalması) da deliryum yapabilir. Böbrek veya karaciğer yetmezliği ciddi bir hal aldığında da deliryum olabilir. Kan basıncı ciddi yükseldiğinde (malign hipertansiyon) veya ciddi düştüğünde (şok durumu) deliryum olabilir. Kan şekeri ciddi arttığında (diyabetik ketoasidoz veya non ketotik hiperglisemik koma) veya çok düştüğünde (ciddi hipoglisemi) deliryum olabilir. Merkezi sinir sistemini tutan infeksiyonlar, iltihabi hastaklıklar veya tümörler deliryum yapabilir. Entoksikasyonlar deliryum yapabilir. Post –operatif dönemde deliryum olabilir. Kırıklar sonrası deliryum olabilir. Deliryum beynin depremi şeklinde algılanabilir. Bildiğimiz depremde nasıl sarsıntının şiddeti ve süresi yıkımın ve hasarın belirleyicisi ise kişinin geçirmekte olduğu deliryumda da süre ve şiddet aynı şekilde kalıcı olan hasarın en önemli belirleyicileridir. Bu nedenlerle deliryum hızlı tespit edilip altta yatan sebep tedavi edilmelidir.
Psikolojik ve metabolik sebepler dışlanabildiğinde ve özellikle unutkanlık ile birlikte diğer bazı önemli sorunlar da olduğunda demanstan şüphelenilir ve ilgili araştırmalar yapılır.
Tüm bu sebepler dışlandığında (iyi bir sorgulama, muayene ve lab inceleme ile) unutkanlık altında bir demansiyel süreç aranabilir. Tek başına unutkanlık var ve başka hiçbir yetide bozulma yok, kişi kendi kendine yetmekte, başkasının yardımı gerekmemekte ise “Hafif Kognitif Bozukluk” varlığından bahsedilir. Bu durum demansa ilerleyebileceği gibi bazen bu evrede yıllarca kalabilir. Bu sorunlar genellikle ileri yaş rahatsızlıklarıdır. Demans geliştiğinden bahsetmek için unutkanlık dışında fonksiyonel başka sorunların da eklenmesi beklenir. Bunlardan en çok görülenler; kişinin eski yapabildiklerini yapamaz hale gelmesi, yürütücü faaliyetlerinin bozulması, başkasına bağımlı hale gelmesi, kelime bulmakta zorlanması ve hatta kelime uydurması, kişilik değişiklikleri, uyku bozuklukları, somut ve soyut varlıklar algısının bozulması, sürekli benzer sorular veya cümleleri hiç konuşulmamış gibi tekrar etmesi, özellikle yakın geçmişte olan olayları unutup, eski anılarını hatırlaması, zamanla etrafındaki kişileri tanımaması, vs.
Çok çeşitli demans sebepleri olduğundan her birine özgü belirtileri ayrıntılı sorgulamak gerekir. Demans çoğunlukla çok yavaş ilerleyen bir süreç olsa da bazen aylar hatta günler içinde de gelişebilir (örn büyük inme geçirilmesi ardından gelişebilir, veya tüm kranyal radyoterapi ardından gelişebilir, vb). En sık görülen demans (%66) Alzheimer tipi demanstır. Genelde 65 yaş ve üzerinde ortaya çıkar. Her beş yılda bir görülme sıklığı katlanır (örn 65 yaşta %1 iken, 85 yaşta %16, 95 yaşta %64 denebilir). Beyinde istenmeyen proteinlerin (amiloid ve tau) birikmesi ve sonucunda sinir hücresi ve bağlantı hatları (konnektum) hasarı nedeni ile beynin tüm yetileri zamanla bozulur. Bu hasar ile birlikte görüntülemelerde bazı bulgular da tespit edilir ve bu tanıyı destekler (Beyin MRI). Özellikle son yıllarda tıp teknolojisinde gelişmelerle birlikte fonksiyonel görüntülemeler ile beyinde inaktif alanların çokluğu ve yerleşimi görülebilmekte (FDG-PET), daha da ötesi beyinde biriken bu proteinlerin dağılımı ve şiddeti tespit edilebilmektedir (Amiloid PET, Tau PET). Beyin omrilik sıvısı örneklerinde amiloid azalması, tau artması yine Alzheimer tipi demansı düşündürür. Son yıllarda benzer testlerin kanda ölçüm yapılanları ile daha basitçe bir kan testi ile riskler değerlendirilebilmektedir. Genetik yatkınlık düşündüren APOE4 varyantının tespit edilmesi yine Alzheimer olasılığını arttırır. Bu varyantın pozitif olduğu kişilerde hastalığa yakalanma yaşı da azalmaktadır. Hastalık seyri değerlendirildiğinde ilk başta dokuda birikim başlar, spesifik görüntüleme teknikleri ile değerlendirilebilir. Yıllar içinde beyin omrilik sıvısı ve kanda ilgili protein düzeyleri değişir (amiloid, tau, NfL). Yıllar sonra hafif kognitif bozukluk başlar ve yine yıllar içinde demansa ilerler.
Demansın diğer sebepleri arasında vasküler demans, Lewy cisimcikli demans, fronto-temporal demans, normal basınçlı hidrosefali, Parkinson demansı, kortikobazal dejenerasyon, multi-sistem atrofi, yavaş virüs infeksiyonları sonrası ve travma sonrası sayılabilir. Nadiren Vit B12 eksikliği ve hipotiroidi uzadığında demans ortaya çıkabilir. Bu açıdan da dikkatli olmak gerekir.
Tüm bu anlatılanlar ışığında unutuyorum demans olabilir miyim sorusuna ilk cevap; şayet başka belirti ve bulgular yoksa öncelikle dikkat dağınıklığı ve sebepleri aranmalıdır (psikolojik, metabolik, yaşa tarzı, vb). Çok hızlı başladı ve şiddetli ise deliryum ve nedenleri araştırılır. Unutkanlık kesin ve altta bu gibi bir durum yoksa detaylı bilişsel değerlendirme yapılır (nöropsikiyatrik envanter). Bu değerlendirmede şüpheli durum varsa Lab ve görüntüleme incelemeleri yapılır. Şayet ailede Alzheimer tipi demans varsa ve özellikle hastada bulgular 65 yaş öncesinde başlamışsa APOE4 varyant araştırılır.